Medenilere galebe çalmak ikna iledir, icbar ile değildir. Taharri-i hakikat muhabbet iledir.

Eleştiri

Eleştirmiyorum lakin…

Eleştirmiyorum lakin…

Eleştirmiyorum lakin eleştiremediğim için değil. Bilinçli bir tercih bu yoksa bir acizlikten kaynaklanmıyor. Suskun göründüğüme bakma sakın; içimde şiddetle yankılanıyor mühürlenmiş naralar, feryatlar, çığlıklar, haykırışlar. Eleştirmiyorum lakin eleştiremediğim için değil belki nefsimin büyük kusurlarını gördükçe ve ıslahı yolunda acziyetimi fark ettikçe başkalarının eksiklikleri ya da […]

Said Nursi ve Risale-i Nur niçin DEAŞ’ın hedefinde?

Said Nursi ve Risale-i Nur niçin DEAŞ’ın hedefinde?

Dünya’da ve Türkiye’de bilimsel, akademik, siyasi, dini ve ideolojik birçok dergi yayımlanmaktadır. Günlük tüketilen gazetelerin ötesinde dergilerin ‒kitaplar gibi‒ kalıcılık iddiaları vardır. Bir konu hakkında derinlere inme, tüm detaylarını inceleme ve yeni bir şeyler söyleme çabasına şahit oluruz dergilerde. Derginin kitap ve gazeteden farkını Cemil […]

Son yolculuk var mı?

Son yolculuk var mı?

Bazı cümleler var ki ne öylesine söylenir ne de öylesine yazılır. Hele bu cümleler kamuoyuna hitap eden klasik ya da sosyal medyadaki haber başlıkları ise aslında belirli bir dünya görüşünün temsilleridir. Bu sebeple sıklıkla karşımıza çıkan bu haber başlıkları ve cümle kalıplarını önemsiz görmek mümkün […]

Mana-i ismî ile Esma-i Hüsna’yı keşif serüveni

Mana-i ismî ile Esma-i Hüsna’yı keşif serüveni

Hz. Ali (r.a.) “Allah’ı Allah’la, O’ndan başkasını da O’nun nuru ile tanıdım” sözüyle marifetullah yolculuğunu ne veciz özetlemiştir. Nasıl ki Güneş -en parlak bir hâliyle- başta kendini gösterir. Güneşin kendini göstermesi için bir başka Güneşe ihtiyacı yoktur. Görünen her şey ise daima Güneşe muhtaçtır. Öyle […]

Milliyetçilik niçin “frengi illeti” gibidir?

Milliyetçilik niçin “frengi illeti” gibidir?

Asrımızın kronik toplumsal hastalıklarından biri de ırkçılık, unsurculuk, milliyetçiliktir. Hayatı boyunca ırkçılığın ve menfi milliyetçiliğin tedavisi için uğraşan Bediüzzaman’ın eserlerinde reçete değerinde birçok tespitler yer alır. Milliyetçilik meselesinin ana tema olarak işlendiği Yirmi Altıncı Mektub’un Üçüncü Mehbas’ı ile Yirmi İkinci Mektub olan Uhuvvet Risalesi gibi […]

Olmasaydı, olmaz mıydı?

Olmasaydı, olmaz mıydı?

İnsan binler çeşit meyve veren manevi bir tuba ağacı gibidir. Duyguları sayısınca farklı lezzetleri de semere verebilir, elemleri de. Tuba dallarına musallat olmuş zakkum sürgünleriyle, esrarengiz derecede değişken bir ağaçtır insanoğlu… İnsandan hâsıl olan her meyve ehemmiyetlidir. Sırrında gizlenen her bir cevherin, kalbinde doğan her […]

9.05

9.05

Put kesildi ruhlar… Esrarlı bir uğultunun esir aldığı şehirse kaskatıydı. Bu nasıl bir sihirdi ki her şeyi ânında dondurmuştu. Zemherire direnen bir hayat kıvılcımı da olmasaydı camid sanırdın cümle âlemi. Caddeyi adımlayan bir ateş parçası, cansız ruhların huzurunu kaçırdı. “Niye saygısızlık ediyorsun, genç?” diye buz […]

Şikemperver, obur mudur?

Şikemperver, obur mudur?

Klasik bir eserin sadeleştirilmesinden söz edilince aklıma hemen Nasreddin Hoca’nın bir fıkrası gelir. Hayatında ilk defa leylek gören hoca, onun uzun gagasını ve ayaklarını güzel bulmaz. Tutup kesmeye başlar. Hoca iyi niyetlidir ve hayvana iyilik yaptığına inanır. Leyleği kuşa çevirdiğini düşündüğü için de yaptığı işten […]

Modernleşme, Ordu ve Başörtüsü Ekseninde İrtica Meselesi Üzerine Bir Deneme

Modernleşme, Ordu ve Başörtüsü Ekseninde İrtica Meselesi Üzerine Bir Deneme

Varlık aleminde değişmeyen tek bir şey varsa o da değişim hakikatinin kendisidir. Kainat, hayret ve ürperti uyandıran bir faaliyetle –sürekli- halden hale şekilden şekle çevrilmektedir. Asırlar, seneler, günler hatta saatler sayısınca, yıldızlar aleminden elementler alemine uzanan sayısız farklı kainatlar zamanın karelerinde yerlerini almaktadırlar. Hiçbir şeyin […]