Hakikat Arayışı

acemi bir seyyahın notları

Kategori: Kı[s]sa Kı[s]sa

Yağdır mevlam…

GÖKLERDEN ŞEFKATLE indi rahmet damlaları, güneş ışınlarına kardeşlik ederek. İltifat numunesi hususi damlalardan nasibi olanların gözleri semaya çevrildi. Çorak kalpler ise farkında bile değildi rahmetin. Rahmetin mesajı kalbine de inen iki muhteremin lisanlarında –biri cehrî diğeri hafî– iki şükür çiçeği…

Susuyorum

Kederimi yalnız ve yalnız Sana sundum… Bir bir defnettim sırrımın mahzenine… Çatlasa da kalbim ve dudaklarım… Su…su…yorum… İftarsız bir ramazanda… Oruçluyum…

Gıybet bozan oruç

İçi içine sığmıyordu… Mutlaka birine anlatmalıydı. Anlatmasa sanki patlayacak gibiydi. Sakla, sakla nereye kadardı… Oysa insana sır duygusu verilmişti. Sırrı, bazen kıymetli mücevherlerin mahzeniydi, bazense ölümcül virüslerin karantinası… Berk gibi bir ses yankılandı derinlerden: “Gıybet orucu bozar mı?” İrkildi… Kendine…

güldür namaz

mest edici ezelî güzelliğin gölgesine bugün, bir gül takdim edemeyen mağrur; göz kamaştırıcı sermedî güneşi gördüğünde yarın, bin gül takdim etse affedilir mi?