Bediüzzaman Said Nursi’nin üç hayat devri: Eski Said, Yeni Said ve Üçüncü Said

Osman Yüksel Serdengeçti, 50’li yıllarda Bediüzzaman Said Nursi’nin hayatını şu muhteşem cümlelerle özetlemişti: “Said Nur, üç devir yaşamış bir ihtiyar. Güngörmüş bir ihtiyar… Üç devir: Meşrutiyet, İttihad ve Terakki, Cumhuriyet. Bu üç devir büyük devrilişler, yıkılışlar, çökülüşlerle doludur. Yıkılmayan kalmamış! Yalnız bir adam var. O, ayakta.”

Bediüzzaman Said Nursi’nin esaretten firar yolculuğu

Bediüzzaman Said Nursi, 1916 yılında Ruslara karşı Bitlis’i savunurken yaralanmış ve teslim olmak zorunda kalmıştı. Bu olaydan sonra ise, onun yaklaşık iki buçuk yıl süren esaret hayatı başlamıştı. Said Nursi önce Van’a, sonra Culfa, Tiflis, Kologriv üzerinden Rusya içlerindeki Kosturma’ya sevk edilir. Esaret hayatı Kosturma’da geçen Said Nursi, Çarlık rejimini yıkan İhtilal’in meydana getirdiği karışıklıktan faydalanarak buradan Petersburg yoluyla Varşova’ya ulaşmıştı. Daha sonra ise Viyana’ya geçmiş ve Alman makamları tarafından düzenlenen bir belgeyle Sofya üzerinden 17 Haziran 1918’de İstanbul’a gelmişti. Yukarıdaki harita üzerinde Üstad’ın bu harikulade firarının istikameti işaretlenmiştir.