Medenilere galebe çalmak ikna iledir, icbar ile değildir. Taharri-i hakikat muhabbet iledir.

Bediüzzaman Said Nursi

Said Nursi ve Risale-i Nur niçin DEAŞ’ın hedefinde?

Said Nursi ve Risale-i Nur niçin DEAŞ’ın hedefinde?

Dünya’da ve Türkiye’de bilimsel, akademik, siyasi, dini ve ideolojik birçok dergi yayımlanmaktadır. Günlük tüketilen gazetelerin ötesinde dergilerin ‒kitaplar gibi‒ kalıcılık iddiaları vardır. Bir konu hakkında derinlere inme, tüm detaylarını inceleme ve yeni bir şeyler söyleme çabasına şahit oluruz dergilerde. Derginin kitap ve gazeteden farkını Cemil […]

Bediüzzaman Said Nursi’nin hakiki varisleri ve vasiyetnamesi

Bediüzzaman Said Nursi’nin hakiki varisleri ve vasiyetnamesi

Bediüzzaman Said Nursi, “Medresetü’z Zehra erkânları” diye nitelediği sadık talebeleri için “hakiki vekillerim”[1] ve “hakiki varislerim”[2] demiştir. Onları  “fedakâr evladın çok fevkinde sadakatle şimdiye kadar hizmetleriyle her biri birer genç Said…”[3] mahiyetinde görmüş ve çok büyük bir kıymet vermiştir. Bediüzzaman’ın vekilleri –öncelikle- vasiyetnamede adı geçen […]

Büyük Mehdi kimdir?

Büyük Mehdi kimdir?

Her asrın mehdiyet manasına ihtiyacı vardır. Hiçbir asırda eksik olmayan dehşetli hadiseler karşısında ümitvar olmak, moralleri bozmamak ve Sünnet-i Seniyyeyi hakkıyla yaşayan Âl-i Beyt etrafında ümmeti toplamak gibi hikmetler gereği Resul-i Ekrem (ASM) Mehdiyi haber vermiştir. Ahirzamanın Büyük Mehdisi gibi, her asır kendi Mehdisinin rehberliğinde […]

Bediüzzaman’ın medreseleri

Bediüzzaman’ın medreseleri

Bediüzzaman, medrese merkezli bir hayat geçirmiştir. Bulunduğu mekân ya medresedir veya o bulunduğu mekânı bir nevi medreseye dönüştürmüştür.
En genel manada Bediüzzaman’ın iki tür medresesi vardır. Birincisi eğitim gördüğü medreseler, ikincisi de eğitim verdiği medreselerdir.

Bediüzzaman Said Nursi’nin üç hayat devri: Eski Said, Yeni Said ve Üçüncü Said

Bediüzzaman Said Nursi’nin üç hayat devri: Eski Said, Yeni Said ve Üçüncü Said

Osman Yüksel Serdengeçti, 50’li yıllarda Bediüzzaman Said Nursi’nin hayatını şu muhteşem cümlelerle özetlemişti: “Said Nur, üç devir yaşamış bir ihtiyar. Güngörmüş bir ihtiyar… Üç devir: Meşrutiyet, İttihad ve Terakki, Cumhuriyet. Bu üç devir büyük devrilişler, yıkılışlar, çökülüşlerle doludur. Yıkılmayan kalmamış! Yalnız bir adam var. O, ayakta.”

Bediüzzaman Said Nursi’nin esaretten firar yolculuğu

Bediüzzaman Said Nursi’nin esaretten firar yolculuğu

Bediüzzaman Said Nursi, 1916 yılında Ruslara karşı Bitlis’i savunurken yaralanmış ve teslim olmak zorunda kalmıştı. Bu olaydan sonra ise, onun yaklaşık iki buçuk yıl süren esaret hayatı başlamıştı. Said Nursi önce Van’a, sonra Culfa, Tiflis, Kologriv üzerinden Rusya içlerindeki Kosturma’ya sevk edilir. Esaret hayatı Kosturma’da geçen Said Nursi, Çarlık rejimini yıkan İhtilal’in meydana getirdiği karışıklıktan faydalanarak buradan Petersburg yoluyla Varşova’ya ulaşmıştı. Daha sonra ise Viyana’ya geçmiş ve Alman makamları tarafından düzenlenen bir belgeyle Sofya üzerinden 17 Haziran 1918’de İstanbul’a gelmişti. Yukarıdaki harita üzerinde Üstad’ın bu harikulade firarının istikameti işaretlenmiştir.

Bediüzzaman’ın En Son Dersi Perspektifinden Günümüz Problemlerine Kur’anî Çözümler

Bediüzzaman’ın En Son Dersi Perspektifinden Günümüz Problemlerine Kur’anî Çözümler

Problem insanın sıkıntısıdır, derdidir. Araştırması, öğrenmesi, düşünmesi, çözmesi, neticelendirmesi gereken bir durumdur. Bazı problemler ânlıktır; bazıları ise asırlıktır. Kişisel olanından küresel boyuta ulaşanına kadar iç içe birçok problemler sayılabilir.

Ahirzaman fatihi

Ahirzaman fatihi

Kendi nev’inden birini öldüren ender varlıklardan biridir insanoğlu. Kitlesel katliamı gerçekleştiren ise yegâne varlıktır. Çünkü insanın öfkesine yaratılışta herhangi bir sınır konulmamıştır. İnsan bu duygusunu kontrol edip sınırlamazsa, aşırı öfkesinin (tehevvür) çok büyük tahribatı olabilmektedir. Basit cinayetlerden Dünya Savaşlarına kadar insanlık tarihinde bunun birçok tezahürleri ortaya çıkmıştır.

Öfke duygusu, zararlı şeylerden korunma, hakkı ve hukuku savunma maksadıyla fıtrata yerleştirilmiştir. Yoksa diğer varlıklara zarar verme, zulmetme, maddi-manevi baskı kurma için verilmemiştir. Hele hele haksız yere masum bir insanı öldürmek, öfke duygusunun yaratılış maksadının tam aksi istikametinde kullanılmasıdır.

Bediüzzaman’ın Doksan Kitabı Ezberlemesi ve O Dönemde Medreselerde Okutulan Kitaplar

Bediüzzaman’ın Doksan Kitabı Ezberlemesi ve O Dönemde Medreselerde Okutulan Kitaplar

Bediüzzaman’ın eşi benzeri görülmeyen ve hayatı boyunca en ciddi eğitimi, Hicri 1309 yılının kış aylarında gittiği Doğu Beyazıt’ta gerçekleşmiştir. Miladi olarak 1891 yılının son ayları ile 1892 yılının ilk aylarını kapsayan üç aylık bu dönemde hocası, Şeyh Muhammed Celalî Hazretleridir. Medreselerin eğitim metoduna göre on […]

Sırat-ı Müstakim Caddesinde Eski Said

Sırat-ı Müstakim Caddesinde Eski Said

Osman Yüksel Serdengeçti Bediüzzaman Said Nursi’yi tarif ederken şöyle demişti: “Said Nur, üç devir yaşamış bir ihtiyar. Güngörmüş bir ihtiyar. Üç devir; Meşrutiyet, İttihad ve Terakki, Cumhuriyet: Bu üç devir büyük devrilişler, yıkılışlar, çökülüşlerle doludur. Yıkılmayan kalmamış! Yalnız bir adam var. O, ayakta.” [1] Bediüzzaman’ın […]