Medenilere galebe çalmak ikna iledir, icbar ile değildir. Taharri-i hakikat muhabbet iledir.

Etiket: Bediüzzaman Said Nursi

İki kef (ك) ile iki nun (ن) kab-ı kavseynlerinde gerçekleşen ezeli iltifat

İki kef (ك) ile iki nun (ن) kab-ı kavseynlerinde gerçekleşen ezeli iltifat

Öyle harfler vardır ki tek bir nüktesini keşfetmek için gerektiğinde canlar feda edilir. Allah’ın ezeli kelamı olan Kur’an harfleri işte uğruna şehit düşülecek derecede kıymetli harflerdir. Birinci Dünya Savaşı’nın dehşetli günlerinde İşaratü’l İ’caz tefsirini telif ederken Bediüzzaman Said Nursi de bu manada bir halet-i ruhiyeye […]

Asrın anlayışına hitap eden Kur’anî lisan

Asrın anlayışına hitap eden Kur’anî lisan

Kur’an’ın mu’cizevi yönlerinden biri de şebabetidir, yani asırlar geçtikçe gençliğini korumasıdır. Kur’an her asrın idrakine, anlayışına hitap eden bir ilahi kelamdır. Bunun bir neticesi olarak her asırda nice insanlar –ellerini, zihinlerini, kalplerini semaya açıp- asrın anlayışına hitap eden Kur’anî lisanı Mütekellim-i Ezeli’den talep ederler. Bu […]

Bediüzzaman Said Nursi’nin hakiki varisleri ve vasiyetnamesi

Bediüzzaman Said Nursi’nin hakiki varisleri ve vasiyetnamesi

Bediüzzaman Said Nursi, “Medresetü’z Zehra erkânları” diye nitelediği sadık talebeleri için “hakiki vekillerim”[1] ve “hakiki varislerim”[2] demiştir. Onları  “fedakâr evladın çok fevkinde sadakatle şimdiye kadar hizmetleriyle her biri birer genç Said…”[3] mahiyetinde görmüş ve çok büyük bir kıymet vermiştir. Bediüzzaman’ın vekilleri –öncelikle- vasiyetnamede adı geçen […]

On dokuz suikast

On dokuz suikast

İnsanlık tarihinde nice peygamber, ulema, hükümdar, devlet adamı, komutan, bilgin suikasta maruz kalmıştır. Suikastın kökenleri tarihin en eski devirlerine kadar uzanır. Suikast, maksatlı ve planlı bir şekilde stratejik açıdan önemli ve etkili bir kişinin öldürülerek safdışı edilmesidir. En sinsi suikast ise zehirlemedir. Peygamber Efendimiz (ASM) […]

Bediüzzaman’ın medreseleri

Bediüzzaman’ın medreseleri

Bediüzzaman, medrese merkezli bir hayat geçirmiştir. Bulunduğu mekân ya medresedir veya o bulunduğu mekânı bir nevi medreseye dönüştürmüştür.
En genel manada Bediüzzaman’ın iki tür medresesi vardır. Birincisi eğitim gördüğü medreseler, ikincisi de eğitim verdiği medreselerdir.

Göklerin korkusu…

Göklerin korkusu…

Gökler korktu…
“Emanet” arz edilince gökler, yer ve dağlar korktular (eşfekne minha, Ahzab 33:72).
İnsan ise korkmadı…
Fıtratı, emanet-i kübranın ağır yükünü taşıyacak yetenekteydi.
Yine de korkmalıydı…
Emanete ihanetin ebedi zillet damgası “zalûm” ve “cehûl” olmaktı.

Bediüzzaman Said Nursi’nin üç hayat devri: Eski Said, Yeni Said ve Üçüncü Said

Bediüzzaman Said Nursi’nin üç hayat devri: Eski Said, Yeni Said ve Üçüncü Said

Osman Yüksel Serdengeçti, 50’li yıllarda Bediüzzaman Said Nursi’nin hayatını şu muhteşem cümlelerle özetlemişti: “Said Nur, üç devir yaşamış bir ihtiyar. Güngörmüş bir ihtiyar… Üç devir: Meşrutiyet, İttihad ve Terakki, Cumhuriyet. Bu üç devir büyük devrilişler, yıkılışlar, çökülüşlerle doludur. Yıkılmayan kalmamış! Yalnız bir adam var. O, ayakta.”

Bediüzzaman Said Nursi’nin esaretten firar yolculuğu

Bediüzzaman Said Nursi’nin esaretten firar yolculuğu

Bediüzzaman Said Nursi, 1916 yılında Ruslara karşı Bitlis’i savunurken yaralanmış ve teslim olmak zorunda kalmıştı. Bu olaydan sonra ise, onun yaklaşık iki buçuk yıl süren esaret hayatı başlamıştı. Said Nursi önce Van’a, sonra Culfa, Tiflis, Kologriv üzerinden Rusya içlerindeki Kosturma’ya sevk edilir. Esaret hayatı Kosturma’da geçen Said Nursi, Çarlık rejimini yıkan İhtilal’in meydana getirdiği karışıklıktan faydalanarak buradan Petersburg yoluyla Varşova’ya ulaşmıştı. Daha sonra ise Viyana’ya geçmiş ve Alman makamları tarafından düzenlenen bir belgeyle Sofya üzerinden 17 Haziran 1918’de İstanbul’a gelmişti. Yukarıdaki harita üzerinde Üstad’ın bu harikulade firarının istikameti işaretlenmiştir.

Ahirzaman fatihi

Ahirzaman fatihi

Kendi nev’inden birini öldüren ender varlıklardan biridir insanoğlu. Kitlesel katliamı gerçekleştiren ise yegâne varlıktır. Çünkü insanın öfkesine yaratılışta herhangi bir sınır konulmamıştır. İnsan bu duygusunu kontrol edip sınırlamazsa, aşırı öfkesinin (tehevvür) çok büyük tahribatı olabilmektedir. Basit cinayetlerden Dünya Savaşlarına kadar insanlık tarihinde bunun birçok tezahürleri ortaya çıkmıştır.

Öfke duygusu, zararlı şeylerden korunma, hakkı ve hukuku savunma maksadıyla fıtrata yerleştirilmiştir. Yoksa diğer varlıklara zarar verme, zulmetme, maddi-manevi baskı kurma için verilmemiştir. Hele hele haksız yere masum bir insanı öldürmek, öfke duygusunun yaratılış maksadının tam aksi istikametinde kullanılmasıdır.

Bediüzzaman’ın Doksan Kitabı Ezberlemesi ve O Dönemde Medreselerde Okutulan Kitaplar

Bediüzzaman’ın Doksan Kitabı Ezberlemesi ve O Dönemde Medreselerde Okutulan Kitaplar

Bediüzzaman’ın eşi benzeri görülmeyen ve hayatı boyunca en ciddi eğitimi, Hicri 1309 yılının kış aylarında gittiği Doğu Beyazıt’ta gerçekleşmiştir. Miladi olarak 1891 yılının son ayları ile 1892 yılının ilk aylarını kapsayan üç aylık bu dönemde hocası, Şeyh Muhammed Celalî Hazretleridir. Medreselerin eğitim metoduna göre on […]

Dört Kelime ve Kelamda Eğitimin Esasları

Dört Kelime ve Kelamda Eğitimin Esasları

“Planınız bir yıl içinse pirinç ekin, on yıl içinse ağaç dikin, yüz yıl için ise insanları eğitin.” Huang-Çe’ye ait bu söz eğitime yatırım yapmanın önemine dikkat çeken ve dünyanın tarla olma gerçeğini vurgulayan veciz sözler içinde en bilinenlerindendir. Her ne kadar Huang-Çe çok önemli bir […]

Sırat-ı Müstakim Caddesinde Eski Said

Sırat-ı Müstakim Caddesinde Eski Said

Osman Yüksel Serdengeçti Bediüzzaman Said Nursi’yi tarif ederken şöyle demişti: “Said Nur, üç devir yaşamış bir ihtiyar. Güngörmüş bir ihtiyar. Üç devir; Meşrutiyet, İttihad ve Terakki, Cumhuriyet: Bu üç devir büyük devrilişler, yıkılışlar, çökülüşlerle doludur. Yıkılmayan kalmamış! Yalnız bir adam var. O, ayakta.” [1] Bediüzzaman’ın […]

Uykunuz Kaçabilir

Uykunuz Kaçabilir

İyi bir başlangıç, iyi bir sonuç almak için çok önemli bir adım olarak kabul edilir. Bir şeye nasıl başlanıldığı, bir işin besmelesi bu nedenle çok büyük değer taşır. Başka bir ifadeyle başlangıç şartları, sonuca götüren tüm süreci derinden etkileyen hassas ölçüleri barındırır. Başlangıçta meydana küçük […]