Medenilere galebe çalmak ikna iledir, icbar ile değildir. Taharri-i hakikat muhabbet iledir.

Risale-i Nur’da Delailü’l İ’caz ve Esrarü’l Belagat

Risale-i Nur’da Delailü’l İ’caz ve Esrarü’l Belagat

Köprü • Sayı: 140 • Mayıs-Haziran-Temmuz-Ağustos 2018 • ISSN: 1300-7785 • ss. 91-111

Öz

İslamiyet ve Kur’an’a itiraz ve hücumların görülmemiş derece arttığı, şiddetlendiği ve yaygınlaştığı bir zaman diliminde Said Nursi henüz yirmili yaşlarındayken Kur’an’ın sönmez ve söndürülmez manevi bir güneş hükmünde olduğunu bütün cihana gösterme kararlılığıyla hayatını bu kudsi hakikate vakfetmiş, ilmi birikimini adeta tüm kapasitesini kullanarak tekmil etmiş, davası uğruna her türlü tehlikeyi göze almış ve karşılaştığı hiçbir engel onu yolundan çevirememiştir. Bediüzzaman’ın ellili yaşlarında Barla’da telif etmeye başladığı ve hayatının en mükemmel meyvesi olan Risale-i Nur’da elbette onun bu birikiminin etkileri ve izleri olacaktır. O eserlerini en başta Kur’an ve hadis olmak üzere İslam düşüncesinin kaynaklarına Müslümanların yabancılaştı(rıldı)ğı bir asırda bu hazinelerin anahtarı olabilecek bir üslup ve muhteva ile kaleme almıştır. Bu makalede Risale-i Nur’da kendisine ve eserlerine atıf yapılan Abdülkahir Cürcani ile iki şaheseri olan Delailü’l İ’caz ve Esrarü’l Belagat incelenecektir. Önce her iki eserin muhtevası özetlenecek ardından da bu eserlerin Risale-i Nur’daki iz düşümleri ve yansımalarının neler olduğunun izi takip edilmeye çalışılacaktır.

Anahtar Kelimeler

Abdülkahir Cürcani, Bediüzzaman Said Nursi, Delailü’l İ’caz, Esrarü’l Belagat, Risale-i Nur


Abstract

In a time of protest against Islam and the Qur’an and an unprecedented degree of aggression, aggravation and spreading, Said Nursi has devoted his life to this important truth with his determination to show all the fact that the Qur’an was in the form of an infinite spiritual sun when he was in his twenties, he has used his full capacity to accumulate knowledge of science and has seen all kinds of danger for the sake of his case, and no obstacle he has encountered has been able to turn him from his path. In Bediuzzaman’s Risale-i Nur, which is the most perfect fruit of his life, which he began to write in Barla in his fifties, of course this will be the effects and traces of his accumulation. He received his works with a style and content that could be the keys of these treasures in a century when Muslims were alienated to the sources of Islamic thought, first of all the Qur’an and hadith. This article will examine Abdülkahir Curcani and two masterpieces, Dala’il al-I’jaz and Asrar al-Balaghah, which are attributed to him and his works in Risale-i Nur. First, the contents of both works will be summarized and then the trace of these works in Risale-i Nur will be tried to be followed.

Key Words

Abdulkahir Curcani, Bediuzzaman Said Nursi, Dala’il al-I’jazAsrar al-Balaghah, Risale-i Nur

Yazıyı pdf halinden okumak için lütfen tıklayınız!



Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.


Paylaşım
%d blogcu bunu beğendi: