Medenilere galebe çalmak ikna iledir, icbar ile değildir. Taharri-i hakikat muhabbet iledir.

Kavramlar

Şefkat yolu

Şefkat yolu

-I- Ruhun bedeninde yaşayabilmesi için gerekli olan üç kuvveden birisidir öfke duygusu… Zararlı ve tehlikeli şeylere karşı insanın kendisini savunması için “kuvve-i sebuiyye-i gadabiye”si vardır. Tehdit karşısında bazıları korkar ve ağlar, bazıları da öfkelenir ve saldırır. Korkulmayan şeylerden dahi korkmak manasında bir tefritten, maddi manevi […]

Elif ihlâsı

Elif ihlâsı

Allah [الله]… İhlâs [إخلاص]… İnsan [انسان]… Allah ile insan arasında en özel bir irtibattır ihlâs… İhlâs, Allah ile insan arasındaki sırlara ortak olacak her şeyi aradan çıkarmaktır. Üçüncülere yer olmayan bir sırdır ihlâs… Kesretten arınmanın, duruluğun en kâmil halidir. Allah, ihlâs ve insan kelimelerinin besmelesidir […]

Reca kapıları

Reca kapıları

İnsanlığın genelinde, özellikle de Batı toplumları nazarında ölüm hakikati bir tabudur. Tüm dünyayı istila eden dünyevileşme hastalığı ölümü yadsıyan popüler bir kültür ortaya çıkarmıştır. Bununla birlikte son yarım asırda Batı toplumları ölüm yeniden keşfetmek niyetindedir. Tanatoloji, yani ölümün incelenmesi gittikçe derinleşerek gelişmektedir. Lakin bütün bu […]

Hiç gıybet eden ile iftira eden bir olur mu?

Hiç gıybet eden ile iftira eden bir olur mu?

Günlük konuşma dilinde iftira ile gıybet sıklıkla birbirinin müteradifi manasında kullanılır. İkisi arasındaki farkı önemsemeyen biri için gıybete iftira, iftiraya gıybet demek çok da önemli değildir. Oysa gıybet ile iftira arasında çok derin bir fark vardır. Belki bu fark doğru ile yalan arasındaki fark kadar […]

Takva: Bir kulluk üniforması

Takva: Bir kulluk üniforması

İstediği giysiyi tercih etmekte hür olan yegâne varlıktır insan. Zevkine, kültürüne, mesleğine, makamına göre şekillenen bir giyim hürriyetine sahiptir. İnsan bedenen giyinmeye muhtaç olduğu gibi, ruhen de manevi giysilere ihtiyacı vardır. Fatır-ı Hakîm, insana manevi giysilerini seçme hürriyeti de tanımıştır. Giyim fıtrîdir; tenin, gözün, aklın, […]

Esma-i Hüsna, kader ile cüz’i ihtiyarı bağdaştırır

Esma-i Hüsna, kader ile cüz’i ihtiyarı bağdaştırır

Kendini, kâinatı ve Yaratıcısını tanımak isteyen bir insanın önüne çıkan devasa soruların içerisinde “Kader var mıdır?”, “Varsa sırları nelerdir?”, “İnsan hür müdür?”, “Hür ise ne derece hürriyeti vardır?”, “Kader ile hürriyet bağdaşır mı?” gibi merakaver arayışlar vardır. Bu yazının sınırlı çerçevesi ise, kader ile cüz’i […]

Mukattaa: Kur’an’ın seçkin harfleri

Mukattaa: Kur’an’ın seçkin harfleri

Mu’cizat-ı Kur’aniye ünvanını taşıyan Yirmi Beşinci Söz’de Kur’an’ın 40 cihetten mu’cize olduğu ispat edilir. Bu 40 i’caz cihetinden üçüncüsü Kur’an’ın “üslub”undaki “bedaat”tir. Kur’an’ın öyle bir üslubu vardır ki hiç kimseyi taklit etmemiştir ve hiç kimse de onu taklit edemiyor. Bunun neticesi olarak Kur’an daima gençliğini, […]

Benliğimdir, gerçek kimliğim…

Benliğimdir, gerçek kimliğim…

Ben kimim? Ne büyük ve ne de uzun bir soru… Bu devasa soru öyle ağır bir “soru”mluluk ki, ne gök, ne yer, ne dağ tahammül edebilir. Bu sorunun hâmili ancak “kim”liğini arayan bir “ben” olabilir. Benliğin “ben kimim?” sorusuna bulduğu cevaplar kimliğini oluşturur. Bundandır ki, […]

Mana-i ismî ile Esma-i Hüsna’yı keşif serüveni

Mana-i ismî ile Esma-i Hüsna’yı keşif serüveni

Hz. Ali (r.a.) “Allah’ı Allah’la, O’ndan başkasını da O’nun nuru ile tanıdım” sözüyle marifetullah yolculuğunu ne veciz özetlemiştir. Nasıl ki Güneş -en parlak bir hâliyle- başta kendini gösterir. Güneşin kendini göstermesi için bir başka Güneşe ihtiyacı yoktur. Görünen her şey ise daima Güneşe muhtaçtır. Öyle […]

Sıdk: Kur’an medeniyetinin mayası

Sıdk: Kur’an medeniyetinin mayası

I İnsan fıtrat ve yaradılış itibariyle medenidir. Medeniyet, bencilce bir hayat değil, belki millet için, insanlık için yaşamaktır. Buna binaen medeniyetin en büyük bir düşmanı bencilliktir. Şehirlilik manasına gelen medeniyet, insaniyete yaraşır en mükemmel bir yaşayış içinde olmaktır. Bir toplumun ahlak, hukuk, ilim, sanat, sosyal […]

Haydi zafere!

Haydi zafere!

Davet edilmekten hoşlanır insan. Davette hatırlanmak, önemsenmek vardır çünkü. Davetlerin en güzeli, en kıymetlisi ise ilahi huzura çağrıdır. Ezan, bir çağrıdır, bir davettir. Evet, ezan çok özel bir davettir. Fakat ezan yalnız namaza çağrı değildir. Namaza davet binler hikmetlerinden sadece biridir. İslami simgelerden (şeair-i İlahî) […]

Seradan süreyyaya

Seradan süreyyaya

Risale-i Nur’da sıkça geçen tabirlerden biri “seradan süreyyaya” ifadesidir. Bazen bu tabir Arapça karşılığı olan “eyne’s-sera mine’s-süreyya” şeklinde Nur satırlarında yer alır. Bu iki türlü ifade, iki şey arasındaki nihayetsiz uzaklığı dile getirmenin en güzel, en tesirli, en beliğ tabirlerinden biridir. Lakin halk arasında yerden […]

Milliyetçilik niçin “frengi illeti” gibidir?

Milliyetçilik niçin “frengi illeti” gibidir?

Asrımızın kronik toplumsal hastalıklarından biri de ırkçılık, unsurculuk, milliyetçiliktir. Hayatı boyunca ırkçılığın ve menfi milliyetçiliğin tedavisi için uğraşan Bediüzzaman’ın eserlerinde reçete değerinde birçok tespitler yer alır. Milliyetçilik meselesinin ana tema olarak işlendiği Yirmi Altıncı Mektub’un Üçüncü Mehbas’ı ile Yirmi İkinci Mektub olan Uhuvvet Risalesi gibi […]