Medenilere galebe çalmak ikna iledir, icbar ile değildir. Taharri-i hakikat muhabbet iledir.

Etiket: sırat-ı müstakim

İffet

İffet

I. İffet, hayâdır. Hayâ tesettürüne bürünen, iffetini de zînetlendirir. İffet, takvadır. Sonsuz hayatı zehirleyen fâni zevk ve eğlencelere karşı tesirli bir panzehirdir. İffet, sırat-ı müstakîmdir. “Kuvve-i şeheviye-i behimiye”nin vasat mertebesidir. “Fücur”un ifrat vadilerine ve “humud”un tefrit derelerine sapmadan istikametli yolda sebat etmektir. İffet, hürriyettir. Şeytanın […]

Sırat-ı Müstakim Caddesinde Eski Said

Sırat-ı Müstakim Caddesinde Eski Said

Osman Yüksel Serdengeçti Bediüzzaman Said Nursi’yi tarif ederken şöyle demişti: “Said Nur, üç devir yaşamış bir ihtiyar. Güngörmüş bir ihtiyar. Üç devir; Meşrutiyet, İttihad ve Terakki, Cumhuriyet: Bu üç devir büyük devrilişler, yıkılışlar, çökülüşlerle doludur. Yıkılmayan kalmamış! Yalnız bir adam var. O, ayakta.” [1] Bediüzzaman’ın […]

El Adl: “Kainattaki Dört Anasır-ı Maneviyeden Biri Adalettir”

El Adl: “Kainattaki Dört Anasır-ı Maneviyeden Biri Adalettir”

Adl, “doğru olmak, doğru davranmak, adaletle hükmetmek; eşitlemek” vb. manalara gelen bir masdardır. Ayrıca, “doğruluk, hakkaniyet ve adalet” anlamlarıyla isim olarak kullanıldığı gibi, “çok adil” anlamında sıfat olarak da kullanılır. Kur’an-ı Kerim’de çok müştaklarıyla birlikte yirmi sekiz ayette geçerse de bunların hiçbirinde Allah’ın adalet sıfatını […]

İsm-i Hak: “Varlığın Tüm Hakikatleri Hak İsminin Şualarıdır”

İsm-i Hak: “Varlığın Tüm Hakikatleri Hak İsminin Şualarıdır”

Hak kelimesi “gerçek, doğru ve sabit olmak, gerekli ve layık olmak, olabilirlik niteliği taşımak, sürekli var olmak, gerçeğe uygun bulunmak; bir şeyi sabit ve gerekli kılmak” anlamlarında masdar ve bu anlamlara dayalı bir sıfat olup Allah’a nispet edildiğinde “bizzat ve sürekli olarak var olan, gerçekliği […]