Yazar: Mustafa Said İşeri
Gizli hazine
Gizli hazineydi. Bilinmek ve tanınmak istedi. Eşsiz cemaliyle hem görünmek hem de görmek istedi. Kâinatı, mevcudatı, mahlûkatı, masnuatı şeffaf bir ayna mahiyetinde yarattı. Cemal ve kemalini tek bir (câmi) aynada görmek istedi. İnsanı yarattı. Öyle bir yaratılış ki, kâinata sığmayan…
Acz bir kanattır Mirac’a uçuran
Acz tarîkından Mirac’a çıkan kısa bir yol vardır. Kulluğun en yüksek makamlarına çıkaran iki kanattan biridir acz. Allah yaklaşmanın en kısa, en güvenli ve en umumi bir yolu “aczin ve fakrın cenahlarıyla makam-ı âlâ-i ubudiyete uçmak” sırrına ermektir. Mahbubiyet makamına…
Novemtrigintilyon salâvat
Kim bana bir defa salât getirirse Allah o kimseye on defa salât eder, on hatası silinir ve on derece yükseltilir. (Nesâî, Sehv, 55) Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâma salâvat getirmek tek başıyla bir tarik-i hakikattir.[1] Salâvat, sonsuz ve tükenmez bir rahmeti…
Ene ve obez enaniyetler
Ene [benlik], Allah’ın insana ihsan ettiği en özel emanettir. Belki de ene ilahi emanetlerin en kıymetlisi ve en büyüğüdür (emanet-i kübradır). “Benlik [ene] ve hürriyet, ulûhiyet sıfatlarını fehmetmek üzere bir vahid-i kıyasî vazifesi”[1] görmek gibi çok özel bir göreve namzettir….
Haşr-i Azam: Bir İsm-i Azam Yansıması
Uzayın uçsuz bucaksız derinliklerini her daim aydınlatan güneşler vardır. Otuz ışık yılı derinliğindeki güneş sisteminin pırlanta-misal bir lambası olduğu gibi, gökyüzünün nihayetsiz karanlıklarını ışıl ışıl aydınlatan sayısız yıldızlar yaratılmıştır. Uzayın derinlikleri gibi, küçük bir kâinat olan insanın vicdanında da nihayetsiz…














