Yazar: Mustafa Said İşeri
Yürüyüş ve duruş
BAZEN YANLIŞ ya da eksik anlaşılmamak adına en sonda söylenmesi gerekeni başta söylemek evladır. Buna binaen hemen başta altını çizeyim; hiçbir şey zatında kötü değildir. Mesela zatında muhabbet güzel, adavet ise çirkin değildir. Kimi, niçin, ne maksatla sevdiğimiz ya da…
Risale-i Nur’un İki “Odak Kelime”si: Mana-yı İsmî ve Mana-yı Harfî
Two “Focus Words” of Risale-i Nur: Self Original Meaning and Meaning Indicating the Author Köprü • Sayı: 141 • Eylül-Ekim-Kasım-Aralık 2018 • ISSN: 1300-7785 • ss. 23-38 Öz Bu makalede semantiğin odak kelime kavramından hareketle Bediüzzaman Said Nursi’nin ilminin dört…
Hastalık aynasında Esma-i Hüsna tecellileri
Hasta olduğumuzda ilk aklımıza Allah’ın Şafi ismi gelir. Dualarımız Şafi-i Hakiki’den şifa istemek şeklinde gerçekleşir. Zira hastalıklarda azami derecede tecelli eden bu esmadır. Bununla birlikte aslında her bir hastalık birçok Esma-i İlahiye’nin talimine vesiledir. Son nezlem vesilesiyle Hastalar Risalesi’ni tefekkür…
Risale-i Nur’da Delailü’l İ’caz ve Esrarü’l Belagat
Köprü • Sayı: 140 • Mayıs-Haziran-Temmuz-Ağustos 2018 • ISSN: 1300-7785 • ss. 91-111 Öz İslamiyet ve Kur’an’a itiraz ve hücumların görülmemiş derece arttığı, şiddetlendiği ve yaygınlaştığı bir zaman diliminde Said Nursi henüz yirmili yaşlarındayken Kur’an’ın sönmez ve söndürülmez manevi bir güneş…
Nakd-i ömür
Bir ticaret yapmadım, nakd-i ömür oldu hebâ, Yola geldim, lâkin göçmüş cümle kervan bîhaber. Ağlayıp, nâlân edip, düştüm yola tenhâ, garip, Dîde giryan, sîne biryan, akıl hayran, bîhaber.[1] — “Bir ticaret yapmadım…” — Tacir misin? — Evet hem tacir hem…





