Medenilere galebe çalmak ikna iledir, icbar ile değildir. Taharri-i hakikat muhabbet iledir.

Etiket: takva

Takva: Bir kulluk üniforması

Takva: Bir kulluk üniforması

İstediği giysiyi tercih etmekte hür olan yegâne varlıktır insan. Zevkine, kültürüne, mesleğine, makamına göre şekillenen bir giyim hürriyetine sahiptir. İnsan bedenen giyinmeye muhtaç olduğu gibi, ruhen de manevi giysilere ihtiyacı vardır. Fatır-ı Hakîm, insana manevi giysilerini seçme hürriyeti de tanımıştır. Giyim fıtrîdir; tenin, gözün, aklın, […]

Şura ve meşveret ayetleri

Şura ve meşveret ayetleri

Risale-i Nur’un meslek ve meşrebinin en önemli esaslarından biri de meşveret ve şuradır. Çünkü meşveret ve şura, Kur’an’ın ehemmiyetli bir emridir. Bu ehemmiyetin bir neticesidir ki Ebu Hureyre radıyallahu anh “Ben Resulullah’dan daha fazla arkadaşları ile istişare eden hiçbir kimse görmedim.” tanıklığını dile getirmiştir. Hakiki […]

Gizli hazine

Gizli hazine

Gizli hazineydi. Bilinmek ve tanınmak istedi. Eşsiz cemaliyle hem görünmek hem de görmek istedi. Kâinatı, mevcudatı, mahlûkatı, masnuatı şeffaf bir ayna mahiyetinde yarattı. Cemal ve kemalini tek bir (câmi) aynada görmek istedi. İnsanı yarattı. Öyle bir yaratılış ki, kâinata sığmayan cemal ve kemalinin cilveleri (vicdan-ı) […]

9.05

9.05

Put kesildi ruhlar… Esrarlı bir uğultunun esir aldığı şehirse kaskatıydı. Bu nasıl bir sihirdi ki her şeyi ânında dondurmuştu. Zemherire direnen bir hayat kıvılcımı da olmasaydı camid sanırdın cümle âlemi. Caddeyi adımlayan bir ateş parçası, cansız ruhların huzurunu kaçırdı. “Niye saygısızlık ediyorsun, genç?” diye buz […]

İbadet, ilahi sevginin zirvesidir

İbadet, ilahi sevginin zirvesidir

I. İman tanımak ise, ibadet sevmektir. Belki ibadet, ilahi sevginin zirvesidir. Allah sevgisinin mihengi, aynası, şahididir ibadet. İbadet sevgidir. En samimi hislerle, en güzel sözlerle, en sevimli davranışlarla ilahi huzura çıkmaktır. İbadet bağlanmaktır. Kul ile Allah arasında en duru, en şeffaf, en kısa, en yüksek […]

Ahirzaman insanı

Ahirzaman insanı

Ahirzaman ki, bir düello meydanı; imanı, ahlakı yaralayan. Bir keskinnişancı gibi gizlenmiş ahirzaman şeytanı. Silahında kebair kurşunları; masum kalbe kilitlenmiş. En küçük bir gaflet ânı için bu sessiz bekleyiş. Çelikyeleği takva olmayanın vay hâline. *** Bir kadın ki; siper olmuş erkeğine. Bir erkek ki; o […]

Göklerin korkusu…

Göklerin korkusu…

Gökler korktu…
“Emanet” arz edilince gökler, yer ve dağlar korktular (eşfekne minha, Ahzab 33:72).
İnsan ise korkmadı…
Fıtratı, emanet-i kübranın ağır yükünü taşıyacak yetenekteydi.
Yine de korkmalıydı…
Emanete ihanetin ebedi zillet damgası “zalûm” ve “cehûl” olmaktı.