Hakikat Arayışı

acemi bir seyyahın notları

Kategori: Tefekkür

Ölüm varlıktır

Varlığı maddi âlemle sınırlayanların nazarında ölüm yokluk zannedilir. Varlığa bakış değiştiğinde ölüme bakış da değişir. Varlık yalnız madde değildir. Maddi âlem, insanın sınırlı algılarının ötesindeki gayp âlemleri üzerinde nakışlı bir perde gibidir. Bu sebeple ölüm yokluk değildir. Belki gayp âlemlerinde…

En zararlı doğru söz

Doğru sözden zarar gelir mi? Evet, bazı doğru sözler vardır ki, çok zarar vericidir. Hâlis olmayan, damarına basan, tepkiye yol açan bir söz -doğru da olsa- zararlıdır. Bediüzzaman’ın yüz yıl önce söylediği gibi: “Her söylediğin doğru olmalı; fakat her doğruyu…

Göklerin korkusu…

Gökler korktu…
“Emanet” arz edilince gökler, yer ve dağlar korktular (eşfekne minha, Ahzab 33:72).
İnsan ise korkmadı…
Fıtratı, emanet-i kübranın ağır yükünü taşıyacak yetenekteydi.
Yine de korkmalıydı…
Emanete ihanetin ebedi zillet damgası “zalûm” ve “cehûl” olmaktı.

Narsisizm: “Obez Nefs” İlleti

Narsist, kendini çok önemser, çok konuşur, mağrurdur, kendini metheder ve kendi hayalinde bir efsanedir. Başkalarını noksanları için suçlar, kendi başarılarıyla ise böbürlenir. Eleştiriye hiç açık değildir. Kendini geliştirme ihtiyacı da hissetmez. Çünkü bunu çoktan başardığına inanır. Bir numara olmadığı halde, bir numara olduğunu zannettiğinden aşırı iddiacıdır. Ekiple kazanılan başarıyı kimseyle paylaşmak istemez. Bütün payeyi kendine çıkarmayı yeğler. Kendisini o kadar çok sever ki, geriye başkasına ayıracak sevgisi kalmaz. Bir narsist maddeci yaklaşımından, aşırı rekabetçiliğinden, gösteriş takıntısından, çıkarcılığından ve şöhretperestliğinden rahatça fark edilebilir.

Çevre, İnsan ve Ahlak

Mavi dünyanın -hassas ekosistemlerden meydana gelen- canlı bir organizma olduğu gerçeğinin tüm insanlık tarafından fark edildiği bir yüzyılda yaşıyoruz. Küresel çevre problemlerinin ortaya çıkışı bu fark ediş sürecine ivme kazandırmıştır. Yerküreyi tümüyle tehdit eden bu hayatî problemler neticesinde insanlık bir nebze olsun gaflet uykusundan uyanmıştır. Hem ferdî, hem de toplumsal sağlığın, sağlıklı bir dünya ile irtibatlı olduğu –tüm zamanlara kıyasla- günümüzde çok daha iyi anlaşılmıştır.

Ciddiyet mi, şaka mı?

Kâinatta ciddiyet hâkimdir. Şakadan var edilen hiçbir varlık olmadığı gibi, şakayı çağrıştıran hiçbir olay da yoktur. Kâinatın “nizam” dili yaratılıştaki ciddiyetin delilidir.

Hayatın esasında da ciddiyet vardır. İnsan yeryüzüne ciddi bir imtihan için gönderilmiştir. Ebedi bir hayatı kazanmak ve kaybetmek davasıyla mükelleftir.

Yüksek ahlakın özünde de doğruluktan sonra ciddiyet vardır. Ahlak ciddiyetle inkişaf eder, yükselir ve kemalini bulur. “Ciddi ihlâs”, “ciddi uhuvvet”, “ciddi muhabbet” yüksek ahlakın esaslarıdır.