Medenilere galebe çalmak ikna iledir, icbar ile değildir. Taharri-i hakikat muhabbet iledir.

Etiket: ene

ا ve ٠

ا ve ٠

Ene ve zerre’den ibaret bir elif, bir nokta’dır. ٠ ا Biri ا biri de ٠ Biri ene biri de zerre… Biri yazının besmelesi biri de sayının fatihası… Biri insaniyetin özü biri de kainatın temeli… Biri alem-i asgar denilen insaniyet alfabesinin elifi biri de insan-ı ekber […]

Ene ve oruç

Ene ve oruç

Oruç, nefsin ve enaniyetin esaretinden bir kurtuluştur. Beden ülkesinin darbeci firavunu nefsin iktidarı oruç ile söner, sona erer. Bediüzzaman Said Nursi’nin beliğ ifadesiyle “Oruç, doğrudan doğruya nefsin firavunluk cephesine darbe vurur, kırar.” Oruç bir hürriyettir. Tüm ibadetler gibi oruç da insanı özgürleştirir. Oruç maddenin, kesafetin, […]

Elif ihlâsı

Elif ihlâsı

Allah [الله]… İhlâs [إخلاص]… İnsan [انسان]… Allah ile insan arasında en özel bir irtibattır ihlâs… İhlâs, Allah ile insan arasındaki sırlara ortak olacak her şeyi aradan çıkarmaktır. Üçüncülere yer olmayan bir sırdır ihlâs… Kesretten arınmanın, duruluğun en kâmil halidir. Allah, ihlâs ve insan kelimelerinin besmelesidir […]

Benliğimdir, gerçek kimliğim…

Benliğimdir, gerçek kimliğim…

Ben kimim? Ne büyük ve ne de uzun bir soru… Bu devasa soru öyle ağır bir “soru”mluluk ki, ne gök, ne yer, ne dağ tahammül edebilir. Bu sorunun hâmili ancak “kim”liğini arayan bir “ben” olabilir. Benliğin “ben kimim?” sorusuna bulduğu cevaplar kimliğini oluşturur. Bundandır ki, […]

Ene ve obez enaniyetler

Ene ve obez enaniyetler

Ene [benlik], Allah’ın insana ihsan ettiği en özel emanettir. Belki de ene ilahi emanetlerin en kıymetlisi ve en büyüğüdür (emanet-i kübradır). “Benlik [ene] ve hürriyet, ulûhiyet sıfatlarını fehmetmek üzere bir vahid-i kıyasî vazifesi”[1] görmek gibi çok özel bir göreve namzettir. Ene, ilahlığın sonsuz derecelerine duyarlı […]

Esma-i Hüsna’ya Risale-i Nur Penceresinden Yeni Bir Bakış

Esma-i Hüsna’ya Risale-i Nur Penceresinden Yeni Bir Bakış

Kâinatın derinliklerinde çok gizli hazineler saklıdır. İnsan ise bütün bu hazineleri keşfedebilecek en gelişmiş detektörlere sahip özel bir varlık olarak yaratılmıştır. İnsanlar içinde en seçkin biri ise bu özelliğinin farkında olarak istidatlarını yerli yerinde kullanmış ve bütün mevcudatı ilgilendiren çok önemli bu keşfi en mükemmel […]

Ene ve namaz

Ene ve namaz

Bahçede oturuyorum. Masanın üzerinde duran bir kitabın başlığı dikkatimi çekiyor: Namazın Sırları [Esrarü’s Salât]. İncelemeye başlıyorum. Hüccetü’l İslam İmam-ı Gazali’nin İhya-i Ulumu’d Din isimli eserinde yer alan namaz ile ilgili bölümlerden derlendiğini öğreniyorum. Okumaya başlıyorum ve ilerleyen sayfalarda bir paragraf beni derinden etkiliyor. Bu bölümde […]

Emanet-i Kübra

Emanet-i Kübra

Emanet, “sonradan alınmak üzere, bir kimseye saklaması ve koruması için verilen şey” anlamına gelmektedir. Hukuksal olarak ise, temel bir kısım kaidelerle çerçevesi belirlenmiş bir sözleşme mahiyetini taşımaktadır. Örneğin, bu sözleşmeyi yapan kimse, emaneti güvenli bir yerde saklamak mecburiyetindedir. Emanet sahibinin izni haricinde kullanması mümkün değildir. Emanet sahibi, istediği an verdiği emaneti geri alma hakkına sahiptir. Burada sayılan kaidelere uyulması, emanet sahibinin güvenini sağlayacaktır.