Medenilere galebe çalmak ikna iledir, icbar ile değildir. Taharri-i hakikat muhabbet iledir.

Etiket: Kur’an medeniyeti

Şehr-i Ramazan

Şehr-i Ramazan

Ramazan her yıl bir sultan gibi gelir. Yeryüzünün yarısını, insanlığın beşte birini bir günde, belki bir anda değiştirir. Mülk ve melekûtuyla, şehadet ve gaybıyla kâinatın maneviyat iklimi değişir Ramazan ile… Ramazan bir rahmet, bir mağfiret, bir hürriyet, bir kurtuluş gibi semadan iner. Habib-i Ekrem’in (ASM) […]

Kur’an medeniyetinin ihyasında “sıdk” hakikatinin önemi ve Risale-i Nur’un “sıddîk” talebeleri

Kur’an medeniyetinin ihyasında “sıdk” hakikatinin önemi ve Risale-i Nur’un “sıddîk” talebeleri

“Kâfirlerin medeniyetiyle mü’minlerin medeniyeti arasındaki fark: Birincisi, medeniyet libasını giymiş korkunç bir vahşettir. Zahiri parlıyor, bâtını da yakıyor. Dışı süs, içi pis; sureti me’nus, sîreti mâkûs bir şeytandır. İkincisi, bâtını nur, zahiri rahmet; içi muhabbet, dışı uhuvvet; sureti muâvenet, sîreti şefkat, câzibedar bir melektir.”[1] Hakiki medeniyet, yalnız […]

Kur’an medeniyetinin temelleri

Kur’an medeniyetinin temelleri

Medeniyet, şehirliliktir. Belki de tek kelimeyle insanlıktır. Bir toplumun ahlak, hukuk, ilim, sanat, sosyal hayat, ekonomi, siyaset, teknik bakımından insaniyete yaraşır bir yaşayış içinde olmasıdır. Bediüzzaman’ın tabiriyle medeniyet “şimendifer-i kemalat”tır.[1] İlmi, ahlaki, hukuki, siyasi, teknik her türlü kemalat vagonunu çeken bir tren misalidir. İnsan, “medeni-i […]