1. ahirzamanın en kıymetli ve ehemmiyetli sadakası ahiret azığı olan bir iman hakikatini muhtaç gönüllere ulaştırmaktır…
  2. iman ve kur’an hakikatlerine her gün gıda gibi muhtaç olmanın da ötesinde, her an hava gibi ihtiyacımızın olduğunu hissedersek ne mutlu bize…
  3. hak her şeyden [insanî meşveretlerden de] yücedir…
  4. saniyelerde kırılan bir güven aslında hiç kazanılmamıştır.
  5. kardeşlik denince kendi meşrebinizdeki bir azınlığı değil, “müminler ancak kardeştirler” manasındaki cadde-i kübrayı hissetmedikçe işiniz zor, sözünüz eğri, haliniz perişan…
  6. ayrılık olmasaydı kavuşmak bu kadar güzel olabilir miydi…
  7. söz mimarlığı olan üslupta üç şey ararım: cezalet, selaset ve fıtrîlik…
  8. insanın en fazla yaptığı kötü tercih, iyiyi tercih edebilecek iken sergilediği “tercihsizlik”tir. tercihsizlik de bir tercihtir.
  9. şeytanlar görmek istedi diye elmas gibi meziyetlerini dökme ortalığa, bırak ihlas mahzenlerinde gizli kalsın melek-misal ruhları bekler gibi…
  10. “tecdid” cep telefonunu, arabanı yükseltmek değil, hidayetten nasibini yüceltmektir…
  11. kainat 55 külli dilden yayın yapıyor yapmasına da, ben kaç dile aşinayım, va esafa…
  12. hiç bütün kuvvetinle, en derin kalbinden nefesinle ve bütün ruhunla söylediğin bir şey oldu mu? eğer söylemişsen öyle bir şey, işte o senin aradığın kimliğindir…
  13. “derdin kadar büyüksün” derler. hayır, derdin kadar büyük değilsin, dertlendiğin kadar büyüksün. senin derdin ne?
  14. hastalığın en sevdiğim yönlerinden biri de bütün gündemleri sıfırlaması ve asıl gündemin olan nefsinle başbaşa kalmanı sağlaması… hastalıktan şifa bulduğunda bir bakıyorsun manen ve ruhen de şifa bulmuşsun, nasibince tasaffi etmişsin…
  15. bütün haclar der ki: gel, kabre hazırlandığın gibi bana gel… bütün cumalar der ki: gel, hacca hazırlandığın gibi bana gel… bütün vakit namazları der ki: gel, cumaya hazırlandığın gibi bana gel… bütün besmeleler der ki: gel, namaza hazırlandığın gibi bana gel… bütün besmeleler yine der ki: gel, namaza, cumaya, hacca, kabre hazırlandığın gibi gel… başla… besmeleyle… besmeleye…
  16. Cennet havz-ı ekberinden başka kevser nedir, bilir misin? Başta Kur’an’dır. Sonra Sahib-i Havz-ı Kevser’e (ASM) ihsan edilen tüm fetihlerdir. İstanbul da bir kevserdir. Her bir selâtin camii o İslam medeniyetinin âb-ı hayat havuzundan rahmet takdim eden bereketli bir maşrabadır.
  17. altı hastalığın {ümitsizlik, yalan, düşmanlık, tembellik, tekgörüş, menfaatçilik} altısıyla da azraile davetiye çıkarmışken, nasıl doktorluktaslayabiliyorsun?
  18. insanları gerçekten tanımak için putlaştırdıklarını bilmek yetmez, sağlamasını yapmak için şeytanlaştırdıklarına da bakmak lazım…
  19. iftira kurşunlarını masum kalplere odaklamış öyle keskin nişancılar biliyorum ki uhrevi amellerini tamamen tüketmeden pişman olacak görünmüyor…
  20. size karşı birileri çirkefleşmenin en dip noktasına iniyorlarsa, dikkat edin onların kutsal ineklerini kesen bir musa olabilirsiniz.
  21. yalnız rabbimin bildiği ve onun terbiyesi nezaretinde itiraf ve istiğfar ettiğim sayısız kusurlarım var, evet; lakin senin neşrettiklerin ise ancak iftiralar… suizanlar, vehimler… gıybet bile değiller…
  22. öteki için “kader adalet eder, zalim zulmeder…” demek kolaydır. önemli olan kendin için “kader adalet eder…” diyecek kadar cesur musun?
  23. hakiki dostluk, dostuna sırf acımak değildir; belki dostunun acısıyla acı çekmektir…
  24. bazı kişilik yoksunları vesvese gibi, belki musibet gibidirler… ehemmiyet verirsen şişer, ehemmiyet vermezsen söner… büyük görsen büyür, küçük görsen küçülür… korksan despotlaşır, korkmazsan ezikleşir… tanımazsan parazitleşir, tanırsan mikroplaşır…
  25. babalık nedir bilir misin? çocuğun ile arkadaş olup kendi geçmişini tamir etmektir. güçle değil, sevgi ve şefkatle çocukluğunu tamir ederek çocuğunu imar etmektir.
  26. [ey nefsim! acz ve fakrını hissedip de] sen bir ayete müracaat ettin mi?
  27. mütevaziye öyle bir tevazu göster ki kibrin kalmasın, kibirliye öyle bir izzet sergile ki zillet olmasın…
  28. iyi 1 editör; harflerin tırnaklarını keser, kelimelerin saçlarını tarar, cümlelerin elbiselerini ütüler, paragrafları güzel kokularla süsler.
  29. sağlam ayakkabıya ihtiyaç duy ve verildiğinde kıymetini bil diye Allah seni taşlı yollara sevk eder…
  30. gaye-i hayalin varsa; kayalık dağları aşar, kara bulutların üstüne çıkar, tutulmuş şemsi arkanda bırakırsın. geçersin, gidersin. gaye-i hayalin varsa, varsın…
  31. ihlas suresinin yedi tevhid mertebesinden gafil olarak geçirdiğin eskimiş nice yılların varken ihlastan dem vurma istersen, samimi isen…
  32. Bediüzzaman Said Nursi besmeleyi kast ederek “bu tercümanı konuşturan esrar-ı rahmeti öğrenir” diyor. Ah, şu lisansızlık… yabancılık…
  33. hayır ve iyiliğin hisse senetleri: dua… iman… şuur… rıza…
  34. deprem herkesi sarsar sarsmasına, lakin en fazla sarsılanlar fildişi kulelerinde burunları semaya değenlerdir…
  35. [dünya] beşiktir, sallanır… bazen uyutmak için… bazense uyandırmak için…
  36. “fıtratta yalan yoktur” prensibine binaen diyebiliriz ki yalanların miktarınca fıtratından uzaklaşıyorsun…
  37. bence -dini, ilmi, siyasi- her mesele ahrarlığın mihengi olan önemli temel bir prensip: rey var ise ihtilaf da vardır.
  38. vicdan sahibi bir insan olmaya#ihtiyacımızvar hiç birimiz yaratıcı olmadığımıza göre yaratıklığımızın sınırına çekilmeye #ihtiyacımızvar
  39. insan eşya satın alırken yanılabilir… siyasi görüşünde de yanılabilir… yeter ki sevgide, şefkatte, kardeşlikte, imanda yanılmasın…
  40. hicret; suretten manaya, mülkten melekuta, kesretten vahdete, ferşten arşa, eserden esma’ya seyrüsüluktur. hicret; yalandan doğruya, düşmanlıktan sevgiye, zulümden adalete yolculuktur.
  41. firavun dahi -erkekleri öldürse de- kadınları sağ bırakıyordu, vahşiliğin dibine vurmuş siyonistlerde ne mertlik ne de insanlık var…
  42. ölümün hayattan istediği çok önemli şeyler var. öyle elini kolunu sallayarak ölemezsin. toprakta çürüyüp kendini unutturamazsın. hesap var…
    kimsenin ölümüne sevinemem, lakin zarara kendi razı olana da acıyamam. hesap var… [gün gelmeden] hesap et… [gün gelince] hesap ver…
  43. iki tür sinek vardır: sivri ve kara… biri kana koşar, diğeri bakteriye… biri acıtır, diğeri dezenfekte eder…
  44. sansür tahammülsüzlüğün ve demokrat olamamanın neticesidir. fakat kendi sansürüne ilkesellik, başkasının sansürüne despotluk kılıfı biçmezsen
  45. masum kardeşinin etini yemekten [gıybet etmek] içtinap edip nefsini kurban ettiğin için ne mutlu sana, asıl şimdi bayramın mübarek… diyete devam inşaallah…
  46. son zamanlarda çok sık duyduğum “ucuz şehitlik” ifadesini anlamak mümkün değil. şehitliğin fiyatını belirlemekten vazgeçmek en istikametlisi. kendi ecelinin ne olacağını bilmeyen insanlara ne olmuş ki “ucuz şehitlik” diye bir [pest] tabiri ağızlarına pelesenk etmişler…
  47. milliyetçilik/ırkçılık hem frenk illeti, hem de frengi illeti gibidir. ahirzaman müslümanlarına arız olan en pest ve ahlaksız hastalıktır.
  48. ilmî istibdat -ahlaksızlık olsa bile- bir seviyedir. aşağılık cehlî istibdatta ise ne ahlak var, ne de ilim.
  49. iman ve kur’an talebelerinin kalplerine hükmeden hem sevgileri hem de öfkeleri iman mihengine göredir, siyasetçilik mihengine göre değil…
  50. felyevme nuneccîke bibedenike litekûne limen halfeke âyeh
    bugün senin bedenini kurtaracağız, ta ki senden geridekilere bir ibret olsun
    [yunus 10/92]. bir zamanlar firavun bedenini sahile atan kızıl-deniz idi…
    şimdilerde firavundan kaçan bedenleri sahile uğurlayan ak-deniz…
  51. yutucu obez hazcılıktan uzak durabilmek… insan gibi tatmak, doymayı tehir etmek, asıllarına müşteri olmak, intizar ile lezzet almak ne güzel..
  52. en son ne zaman açlık acısı çektin? “ekmeksiz yaşarım, hürriyetsiz yaşayamam” sözünü hâliyle söyleyen ahrarları arıyor gözlerim…
  53. din nedir, bilir misin? seni herdaim tecrübe eden ve bir maksada sevkle davet eden bir gizli hâkimi bilmen ve yalnız olmadığını fark etmendir
  54. hayat nedir, bilir misin? arkanda ecel aslanı, önünde ayrılık darağaçları, sağında ve solunda acz ve fakr yaraları olan sürgündeki bir asker gibi yaşamandır…
  55. sarı, kahverengi, yeşil renklerinin ahenkli karışımıyla “Ya Mülevvin” diyen bir çınar yaprağı da sohbet etmek ister…
  56. kitab-ı kebir-i kainatta risale-i nuru okurken harflerin arasına rengarenk [yeşil, kırmızı, sarı, turuncu] minik noktalar ve virgüller [örümcekler, böcekler] girerler… önce bizi oku derler… bir harf gibi vücutlarında kitap gibi ilahi mesajlar verirler…
  57. diyojen demiş ya “gölge etme, başka ihsan istemem…” ben de bazen diyorum “yeter ki yanlış anlama, su-i tevil etme, anlamasan da olur…”
  58. çocuğunla, eşinle, akrabanla, dava arkadaşınla iletişiminde şiddet dilinden vazgeçip barış dilini hakim kıl, sonra konuş ki tesir etsin…
  59. tefani! düsturuyla kardeşinde fani! ve fenasını isteyen öyleler var ki kardeşini beğenmiyor, kardeşini beğenenlerden de nefret ediyor.
  60. faziletli/kâmil insan kimdir bilir misin? zamanın eskitemediği hakikatli meseleleri dert edinen, düşünen, konuşan, konuşturan insandır…
  61. Şuara 26/221: ne yazıktır sana, şeytanın tenezzül ettiği aşağılık bir kalbi taşıyorsan eğer…
  62. şeytana beddua etmenin anlamı yoktur, şeytan her daim olacaktır, ondan ancak istiaze edilir.
  63. vicdan, şefkatiyle teneffüs eder…
  64. hançer kalbe nişanlanır. terör hançeri de ekseriyetle doğu’nun kalbine, bazen de batı’nın kalbine batırılıyor. her türlü teröre lanet olsun…
  65. neo-osmanlıcıların hayalleri baki kaldıkça, onların hayallerini kanla boyamak için neo-lawrencelerin denemeyecekleri katliam kalmayacaktır.
    islam dünyası müzmin “ihtilaf” hastalığını kökten tedavi edebilmesi için neo-lawrence virüsünü teşhis etmesi acil şart…
  66. yine, yeniden, yeni baştan‪#‎muhakemat… yani manevi format zamanı…
    oruç ile format atılmış bir nefsi, muhakemat ile format çekilmiş bir akleden kalp ile terbiye etmek adına tüm bu çabamız…
  67. kulluk üniformasını giyip, oruç ve namaz madalyalarını takıp, marifetullah rütbesinin şuuruyla Sultan-ı Ezelînin huzuruna çıkmak manasında bayramınızı tebrik ederim.
  68. meleklerin ve ruhun “tenezzül” ettiğin bir gecede sen ne[re]lere “tenezzül” edeceksin…
  69. âdem tevbe eder, iblis tevbe edene kibreder…
  70. kadir gecesini “idrak” edenlerden misin? derk et ve çalış! fırsatın farkında mısın? öyleyse elindeki en değerli olanla huzur-u ilahiye çık!
  71. Züleyhalaşmak: Senin ailene kötülük yapmak isteyenin cezası, ancak zindana atılmak veya can yakıcı bir azaptır…
  72. oruçlu, şeytanını bağlar ve şeytanın avanesi olan nefsini dizginler. yoksa oruç ruhundan uzak insi-cinni şeytanlar ve avaneleri asıl ramazan’da azar da azar…
  73. demirciler çarşısına düşse de pırlanta pırlantadır, mücevher dükkanına yerleşse de kömür kömürdür.
  74. en derin işgaller beden üzerinden gerçekleşiyor. nefsin bedeni işgaline karşı en büyük savaşlardan biridir oruç…
  75. neo-mehdiliğin kendini meşrulaştırma araçlarından biri de neo-süfyanlar üretmektir… gariptir ki bu neo-mehdilerin hakiki süfyan ile herhangi bir sorunları yoktur…
  76. esas, kuvvet, şefaatçi, nokta-i istinad, tarîk-ı hakikat, dua-yı manevi, vesile-i makasıd, yüksek haslet, safi ubudiyetin “en”lerini mi arıyorsun? çalış ihlasa… koş ihlasa… eriş ihlasa… kavuş ihlasa…
  77. amenna, bu berat gecesinde mukadderat-ı beşeriyenin programı takdir ediliyor, lakin bizim Allah’tan talep ettiğimiz programımız ve projelerimiz neler?
  78. #27Mayıs ın kirli aynasında her türlü #DarbelereHayır diyelim ki insaniyetimizin anahtarı olan cüz’i ihtiyar ve hürriyetimizi korumuş olalım
  79. anti-kemalistler kemalist refleksleri benimser ise, muhabbet fedaileri adavete muhabbet eder ise, helal gıdacılar kardeşinin etini de helal sayar ise, topuzun en âlâsını eline alıp bunu nur diye satar ise, cerbeze adını değiştirip kendini hikmet diye tanıtır ise, feleğin çarkları tersine dönmüş demektir…
  80. evrenin ölmesiyle darbeler de toprak oldu demek isterdim, lakin evren ölmesine öldü de darbe-severler dünyamızda yaşıyor, toprak olasıcılar…
  81. gıybet ve iftiralarıyla nur kardeşinin amel defterine cömertçe sevap yazdıran fedakar kardeşin -iştirak-i a’mal-i uhrevi sırrınca- amel defteri de bu sevaptan hissedar olur mu? [dikkat! ironi vardır!]
  82. şeytan rabbi tecrübe etmeyi teklif etti, peygamber (isa) ise rabbinin kulunu tecrübe etmesine boyun eğdi…
  83. Kur’an’ın Hz. Âdem (AS) ve diğer peygamber kıssalarında zerremiskal maskülizmin bulunmaması onun ilahi kelam olduğunun bir ispatıdır.
  84. cerbeze nedir bilir misin? gıybet ve iftiralara sadakat süsü vermek, hakikati dilegetirmeyi fitne sebebi gö(ste)rmektir…
  85. hurma çekirdeği hurma ağacına hamile olduğu gibi, iman çekirdeği cennete ve küfür nüvesi de cehenneme hamiledir… bkz:#hubab
  86. ışığın bin bir renkleri gibi sonsuz çeşitliliği [ferdiyeti] içinde kemal-i tenasüple barındırabilmektir cemaat olmak; ayrıştırmak değil kaynaştırmaktır…
  87. ferdiyeti yok eden bir yapı cemaat değil, belki bir cemiyettir ya da başka bir şeydir…
  88. üç ay süresince büyük bir özenle büyütülecek bir çekirdeği kadir gecesinin toprağına ekmek emek ister…
  89. bana en büyük düşmanını ya da en büyük dostunu anlat ki seni tanıyayım tüm gerçekliğinle…
  90. bugün bir karar günüdür, üç aylık uzun ve meşakkatli bir terakki maratonuna adımızı yazdırıp yazdırmayacağımızın…#ÜçAylar #ŞuhuruSelase
  91. geçmiş olsun dünya, ölümden döndün… ilkbahar ameliyatı ile yeniden dirildin…
  92. hakikat okyanusunun derinlik basıncına dayanır mı, nazenin akıl gözün? fark etmez, hakikat güneşini perdesiz seyre müştaktır vicdanî gözün.
  93. Gerçek kitap tekrar tekrar okunabilendir…
  94. Güneş mi tutulur, yoksa biz mi geçici bir karanlığa mahkum ediliriz?
  95. Ne mutlu, vicdan ve sır mahzenlerini hakaik-ı imaniye mücevherleriyle dolduranlara… Ne yazık, banka zindanlarına karga-misal kırılacak cam taşıyanlara…
  96. nasr suresi her daim ders verir ki zafer, feth ve başarının meyvesi tesbih, hamd ve istiğfar olmalıdır…
  97. “münazara” yerine “cedel”i esas alınca hakikat inciniyor, zedeleniyor, belki de dönmemek üzere uzaklaşıyor.
  98. imam eşarinin hocası cübbai’ye itiraz ettiği ihve-i selase (üç kardeş) problemi aslında çoğumuzun kadere imana dair sorunlu bakışını özetler
  99. #GerçekŞuKi en başta kendi gerçekliğimizi ıskalayarak fenomenler kesret dünyasının girdaplarında çırpınarak bir ömür sürüyoruz…
  100. ism-i azamın ferdiyet burçlarına çıkmak için tevhid terbiyesini benimseyip obez enaniyetlerin her türlü sıkletlerini bırakmak gerekiyor.
  101. aslında “maşallah” kelimesi tevhidin bir ifadesi olmalıdır. sıklıkla kullandığımız maşallahı derken belki de “Allah nazardan saklasın” demenin ötesine geçmeliyiz. “Allah’ım senin varlığının farkındayım, senin eşsiz yaratmanın da bilincindeyim, ne güzel ve eşsiz yaratmışsın…” gibi Esma-i Hüsna sayısında cümleleri kurmanın bir anahtarı olabilir, maşallah kelime-i mübarekesi…
  102. #BenceSiyaset seyisliktir, at eğiticiliğidir… vahşi at ise devlettir… siyaset, devleti millete hizmetkar kılmaktır…
  103. okudukça… gençlik rehberi beni ihtiyarlattı, ihtiyarlar risalesi de gençleştirdi…
  104. cuma hutbesinde hatip gençlere sünneti anlatmalıyız diyor. demiyor yaşamalıyız, yaşayarak hüsnümisal olmalıyız.
  105. dilimizle birlikte işlerimiz, fiillerimiz, davranışlarımız, hallerimiz ve tavırlarımız da resul-i ekrem’i (asm) sevdiğini söylese…
  106. dünya tiyatrosunda en aldatıcı rol kral olmak olsa gerektir. kabirde krallar gibi karşılanmadığın taktirde fani bir‪#‎kralolsan ne fayda…
  107. Bir gün İslam dünyasındaki katliamlar için -Paris yürüyüşü gibi- tüm Müslüman ülkelerin liderleri beraberce dayanışma içinde yürüdüğünde ancak İttihad-ı İslam yakındır.
  108. ‪#‎ÜlkemdeCharlieHebdoDağıtılamaz demekle yetinme! Yaşayan Kur’an olan Peygamber Efendimiz’in (ASM) Sünnet-i Seniyyesine yapış, temessük et!
  109. sözde-islamofobya ifadesini dillerine pelesenk edenlere sesleniyorum: mertseniz hristiyanofobya ya da yahudifobya’dan da bahsedin!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir