1. öyle bir ağız ki, dilin serzakir ve 32 dişin de zakir olduğu 33 tabakalı bir zikirhane gibidir.
  2. insan öyle bir matiyyedir ki göklerin, yerlerin ve dağların yüklenemediğini yüklenmiştir…
  3. suizandaki şeytanîliği hisseden bir yüksek ruh, ona tenezzül edebilir mi hiç…
  4. şeytanın en büyük desiselerinden biri de kabeyi tavaf edememenin mazereti olarak şeytan taşlama bahanesine sığındırmaktır.
  5. hz. ali’nin (ra) “bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum” demesinde bir meydan okuma da var. bu cehaletle öğret öğretebilirsen.
  6. halid bin velid’in (ra) feragatini dillerine pelesenk edenler -gerçekten samimi olsalardı- kendi koltuklarına “mezara kadar” sözünü kazımazlardı.
  7. kabil’e “zalim zulmeder”,
    habil’e “kader adalet eder” derken,
    iyi düşün…
    nasıl bir zulüm?
    nasıl bir adalet?
  8. meleklere imanın varsa yalnız, dostsuz değilsin…
    ahirete ve mahkeme-i kübraya imanın varsa çaresiz, umutsuz değilsin…
    Allah’a imanın varsa zayıf, aciz, kimsesiz değilsin…
  9. öfkeni yutarken -öfkende- azami cimri,
    kusurları affederken -affında- azami cömert isen,
    kur’an talebeliği iddianda tutarlısın demektir.
  10. bugün 5 milyon hacımina’da büyük şeytanı, cemarat’ta orta ve küçük şeytanı taşladılar.
    ya biz?
    biz de benzer bir şuurla istiğfar taşlarını alıp kalbimize yerleşmek isteyen modern putları recmetmeliyiz.
  11. bile bile aşırılık (ifrat ya da tefrit) eden hiç kimse güveni hak etmiyor.
    her daim yoldaşım vasat (orta yol) ehli, denge ehli olmalı…
  12. kurban için kurban bayramını bekleyeceğine, her gün dünya adına ahiret işlerinden neleri kurban ettiğine bir bak istersen…
  13. en sinsi darbeciyi mi arıyorsun, mübalağacılara bakman yeter. muhakemat’ında bediüzzaman der ki: mübalağa ihtilalcidir…
  14. ev önemlidir, lakin komşu daha önemlidir. yol önemlidir, lakin yoldaş daha önemlidir.
  15. huzur her zaman ve mekanda hâzır olanın huzurunda olduğumuzun bilinciyle huzur bulmaktır.
  16. bana [risale-i nur] okuma yöntemini [metodunu/usûlünü] söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim…
  17. güç mü arıyorsun “acz”ine bak! zenginlik mi arıyorsun “fakr”ına bak! mükemmelliğe mi aşıksın “kusur”una dikkat et!
  18. her yeni doğan çocuğun ile yeniden doğarsın. her okula başlayan çocuğun ile ise okula yeniden başlarsın. baba isen iç içe hayatlardasın…
  19. eğitim tek başına ne velilerin ne de öğretmenlerin eline bırakılmayacak kadar ehemmiyetlidir. bu sebeple aile hayatında hem dini hem de fenni eğitimin takipçisi olmak elzemdir…
  20. – sana kötü söz söyleyene niçin karşılık vermiyor, susuyorsun?
    + akıl ve kalbimin ceplerinde sakladığım bir bozukluğun olmaması sebebiyle…
  21. darbeler de darbeciler de bitmez. en tehlikeli darbe ise kalbin iktidarını deviren nefsin darbesidir. oruçla nefsin darbesine direnmek lazım.
  22. adavete muhabbet, muhabbete adavet gibi dehşetli bir hastalığın varken işıd’a lanet okusan bu seni kurtarır mı?
  23. manen müfekkirane öyle bir kuran oku ki ruhuna hakperestlik hissi, hüsn-ü mücerred aşkı, cemalperestlik zevki, hakikatperestlik şevki versin.
  24. hastanelerin, meyhanelerin, diskoların, hapishanelerin, kabristanların ortak sesine kulak verelim: ah gençlik!
  25. maddi-manevi kokusunu güzel bulup sevdiğim gerçek sevdiğimdir. üstad-ı ekrem (ra) ne güzel demiş: “ervah-ı tayyibe revayih-i tayyibeyi sever.”
  26. … nezleyim, elhamdülillah… kötü kokulara karşı koruma altındayım. şifa talep ediyorum… elhamdülillah… güzel kokulara yeniden müştakım.
  27. bunaltıcı sıcaklarda huzurlu bir uyku için latif rahmet rüzgarlarıyla evlerimizin tülleri sallansın isteriz. fakat dua ve gayret edelim de bunaltıcı düşmanlıkların gafletinden uyanmak için zelzelelerle evlerimiz sallanmasın.
  28. ekmek nebatî bir ihtiyaçtır. belagat (ve de cezalet) bu zamanda tıpkı ekmek gibi insanî bir ihtiyaçtır…
  29. entelektüellik; fikir işçiliğidir, hakikat kaşifliğidir, melekût yolculuğudur. hakiki entelektüelin dili kimseyi incitmez, kırmaz, ezmez.
  30. bir gölcük’lü olarak #17AgustosuUnutmayacaz öyle ki zilzal suresinin tefekkürleriyle zinetli namazlarla ahireti unutmayarak yaşayacağız.
  31. #İslamGüzelAhlaktır güzel ahlak ise Esma-i Hüsna’nın güzelliklerine bürünmektir. Her bir ilahi ismin insana verdiği bir ahlaki güzellik var.
  32. ümitvar olmak hiç çaresizce bir bekleyiş olabilir mi? ümitvar olmak her şeyin Allah’ın güzel isimlerine bakan güzel yönlerini görebilmektir.
  33. #AynayaBaktığımda güzel simanı görüyorsan, mana-i harfiyle aynaya, mana-i ismiyle kendine bakıyorsundur. kainat aynasına da öyle bak!
  34. #VeBirgünGelecek dünya ahiretin müzesi olacak… biletin var mı?
  35. melek-i ra’d’ın serzakir olduğu azametli bir zikir halkasına -nefsinin kusurlarını görüp tesbihin hakkını verenlere- bir davet var.
  36. gökgürültüsü meleği ritmik tesbihatıyla yere batmış nazarları gökyüzüne çevirip Kâinat Sultanına yöneltiyor.
  37. gökgürültüsü meleği, küçük saltanat seçimlerinin gaflet girdaplarına düşmüşlerin akıl ve kalplerine arşî bir mesaj bırakıp, vazifesini yapıp, uzun yoluna devam ediyor.
  38. #Orucluyum yalana, gıybete, iftiraya, ikiyüzlülüğe, kizbe, öfkeye, kine, adavete, fesada, zulme, kibire, hileye, hicve, narsisizme. kısaca siyasete…
  39. kulluk üniformasını giyip, ibadet madalyalarını takıp, iman rütbesiyle Padişah-ı Ezelînin huzuruna çıkmak olan bayramınızı tebrik ederim.
  40. memlekette bayramın en güzel bir yönü de, bayram namazının akabinde kabristanı ziyaret etmek ve yasinlerle en başta ecdadın ellerini öpmektir.
  41. elveda Ramazan da ne demek?
    ramazan besmele gibidir. Ona ancak başlanır.
    Şehr-i Ramazan tüm ayları kuşatan bitmez bir bereket, tükenmez bir servettir.
    hoş geldin Ramazan.
  42. fecr’e kadar göklerin yere indiği bir kudsi gecede yerin göklerine çıkan melek ruhlulardan olmak duasıyla, kadir geceniz mübarek olsun.
  43. “ekmeksiz yaşarım, hürriyetsiz yaşayamam.” diyen obezler, ne dediklerinin farkındalar mı acaba?
  44. halk arasında Allah kıyamete kadar ayırmasın denir. ya kıyamet sonrası? asıl öyle bir dostluk ve muhabbet olsun ki ebediyen ayrılık olmasın.
  45. sanki bir tenasuh! çağındayız. ahirzaman sahiline bir bir mumyalar vuruyor, diriliyor.  neo-haricilik, neo-haşhaşilik, neo-emevilik…
  46. ramazan ayının “acz” ve “fakr”ı yaşatan “uhrevi” mevsiminde, “dünyevi” ve siyasi “iktidar” kavgasının demogojilerine de oruçlu olmak gerek.
  47. vird edinip Ramazaniye Risalesini her gün yeni bir bakışla tefekkür etsek de Kadir gecesine kadar orucun hakikatini Arşa çıkaran bir miraca dönüştürsek…
  48. cahil de olsa samimi biriyle ortak bir payda bulabilirsin, lakin alim de olsa ahlaksız biriyle ortak payda bulmak mümkün değildir…
  49. aynadaki görüntüm sanaldır, lakin gerçek yüzümü gösterir. sanal dünyaları küçümsememek lazım. öyle sanallar var ki gerçek kadar gerçektir…
  50. mademki iyilikleri kaderden, kötülükleri cüz’i ihtiyarımdam bilmeliyim.
    öyle ise birini kötüleyeceksem önce cüz’i ihtiyarımı kötülemeliyim.
  51. sıdk ve hakikatin peşinde bir akıl ve kalbi-kizb, yalan, gıybet, iftira kaynağı olan- siyasetçilik kadar kirleten bir şey olmasa gerektir.
  52. milliyet müspet olduğu halde, milliyetçilerin fetişizmi onu menfileştirmiştir. bayrak da zatında müspet bir semboldür, lakin milliyetçilik fetişizminden o da zarar görmektedir.
  53. cevapların kadar değerlisin:
    kendine…
    sevdiklerine…
    insanlığa…
    kainata…
    yaratıcına verdiğin cevaplar…
    cevaplarını tekrar bir gözden geçir istersen.
    ya cevapsız bıraktıkların…
    cevabını bilmediklerin…
    ya da cevap -vermek isteyip de- veremediklerin…
  1. miraç, tek bir gecede parlayıp sönen değil, bütün gün ve geceleri adım adım nurlandıran bir hakikat olsa gerektir. miracınız tekrar be tekrar mübarek olsun.
  2. hürriyetin ve insaniyetin düşmanı olan darbeciliğin her türüne karşı olmak gerek. özellikle de ilim ya da din kisvesiyle gelen baskılara…
  3. bu mübarek gecenin insanî arşa çıkaran miraçların keşfedildiği, tahiyyat-ı mübareke ve salavat-ı tayyibe sırlarının inkişaf ettiği bir gece olması duasıyla Miraç gecenizi en içten dualarımla tebrik ederim.
  4. ey nefsim, iyi düşün deprem ânındaki tavrını, hissini…
    ve doğru söyle deprem seni ikaz etti mi?
    içindeki fay kırıklarından bir haber ver.
  5. kişinin nefs-i emmaresini temize çıkarmayarak başına gelen musibet için ikaz, günahlara kefarettir demesi fazilettir.
    başkasına gelene ise hüsn-ü zan ederek derecesinin yükseltilmesidir diye bakmalıdır. Allah dağına göre kış verir misali…
    bu prensibi tersine işletirse, nefsine hüsn-ü zan, başkasına su-i zan ederse, fazilet değil rezilet olur.
  6. geçmiş kaderim, gelecek irademdir…
    biri silinmemek üzere yazılmış, diğeri ise benim iradi tercihlerimi beklemektedir…
  7. sayılar bizi aldatmasın. üç yüz değil, tek bir masum dahi öldüğünde vicdanımız cız ediyorsa ancak insanız.
  8. dengeli ol ki, camı düşürüp kırmayasın!
    dikkat et ki, kırılan cam elini parçalamasın!
    acele edip hemen topla ki, cam kırıkları başkalarına zarar vermesin!
  9. şahsa haksız bir iltimas, şahs-ı maneviden bir gasptır.
  10. vızır vızır insanlar, arabalar…
    daha güne başlarken geriliyor insan…
    dur!
    bi bekle!
    bir dakikacık olsun yerden kaldır başını…
    bak göklere…
    bulutların sakin, fakat seri hareketlerini dikkatle bir incele…
    azamet-i rububiyet sayfasını hayranlıkla seyret bir nebze…
    şimdi devam edebilirsin yoluna…
    küçüklüğünü bilerek…
    sakince…
  11. bu mübarek gecede öyle bir şeyle meşgul ol ki, hem ibadet, hem ilim, hem marifet, hem tefekkür, hem kıraat-i Kur’an olsun…
  12. Arş-ı rahmet deryasından nebean eden rahmet bulutları Üç Aylar atmosferinde sağnak hâlinde âb-ı hayata muhtaç gönülleri canlandırır, ihya eder.
  13. #HayatDediğin şey öyle bir sırdır ki, ancak hayatı her gün ihsan edenin prensiplerine göre yaşandığında anlam kazanır ve mutluluk getirir.
  14. insan-ı kamil olma yolunda ömür boyu terakki eden öyle büyük zatlar var ki, onların naks, kusur, zaaf olarak gördükleri şeyler benim (nefsimin) kemalat yolumda ancak ileri istasyonlardır…
  15. bu vatandaki bir islami akım, eğer islam dünyasının anadoluya muhabbet, uhuvvet ve ittifakına katkı sağlıyorsa ancak müspettir, hayırdır…
  16. diyorlar ki “niye dert ediyorsun, dünyayı sırtına mı yüklediler…”
    bilmiyorlar ki göklerin, yerin ve dağların yüklenemediğini yüklenmişim…
  17. öyle zaman oluyor ki tahammül gibi ağır bir yük yoktur dedirtiyor. ya kayyum! el meded!
  18. adam gibi bir adam tanıyorum, idam ile yargılanırken dahi idam-ı ebedi tehlikesinde olduğunu bilmeyenlere acıyan ve onlara iman dersi vermeyi ihmal etmeyen…
  19. kaderim olmasını istediklerimi planlarken cüz’i ihtiyar kalemimi taşırmamak için mükemmel bir manevi cetvele ihtiyacım var. evet, buldum: Kur’an ve sünnet…
  20. kuzeye de gitsen, güneye de gitsen…
    yaya da olsan, son model arabaya da binsen…
    saatte 108.000 km hızla hareket eden,
    rotası haşir meydanı olan,
    devasa bir uzay gemisinde…
    yolcusun hacı…
  21. “in”lerine girmek kolaydır,
    lakin akıllarına, kalplerine, vicdanlarına girmek ise meşakkatlidir.
    birincisi için saltanat-ı maddi (devlet gücü vs.) yeterli iken, ikincisi için saltanat-ı manevi gerektir…
    O Resul-i Ekrem (ASM) ki ruhların, kalplerin, akılların sultanıdır her daim…
  22. yedinci şua olan ayetülkübra ile cüz cüz kâinatı okuyorum…
    kâinat sultanını tanımak ve bilmek için “şiddetli merak” eden ayetülkübra “seyyah”ına bir nebze yoldaşlık edebilmem için kırk fırın ekmek yemem gerektiğinin dayanılmaz ezikliğini yaşıyorum…
  23. tarafgirlik iflah olmaz bulaşıcı bir hastalıktır, lakin bilinmez ki bir hastalıktır…
  24. sırıtarak “aklım mideme hakim” diyen kurnaz nefsim!
    yakın zamanda hiç midenin bas bas bağırdığına şahit oldun mu?
    sanki yedim diyerek midenin saltanatına hiç itirazın oldu mu?
    en son ne zaman midenin çığlıklarını işittin, ey nefsim?
  25. demokratlığı bir topuz gibi kullanıp çoluk çocuğuna, dostlarına, mesai arkadaşlarına, dava arkadaşlarına baskı uygulamaya çalışandan daha despot biri olabilir mi? bakıyorum da kimseye sevgisi, şefkati ve güveni kalmamış, aile huzuru dibe vurmuş, tek dostu kalmamış, düşmanlık üretmekten başka mahareti olmayan -bir elin parmaklarını geçmeyen- bazı zavallılar kendi gibi olmayanı ötekileştirerek herkesi antidemokrat damgasıyla dışlamaya çalışıyor. ötekine tahammül edemeyen biri demokratım da dese, en demokrat partiye de oy verse, despottur. bana hikaye anlatma, aile ve sosyal hayatının aynasında senin kim olduğunu herkes görüyor. yazık, çok yazık…
  26. kendi patronuna, liderine, şeyhine -bin bir tevillerle- en lüks aracı layık görüp, başkasını eleştirmek, hakperestlik olmasa gerektir.
    dünyevileşme karşıtı faziletli insanların rehberliğinde lüks tüketime karşı büyük bir kampanya başlatmaya hazır olan var mı?
  27. yaz da olsa, kış da olsa gökyüzüne, yıldızlara bakmak, tefekkür etmek lazım.
    “seradan süreyya”ya ifadesini ezbere konuştuğu halde “süreyya/ülker” yıldızı görmemiş, tanımamış, anlamamış ve bu dünyadan göçüp gitmiş nice insan var yeryüzünde…
  28. net olun!
    mert olun!
    doğru olun!
    ahlaklı olun!
    samimi olun!
    olmadılar, belki olamazlardı da…
    sustular…
    pustular…
  29. hak ve kuvvet…
    bir turnusoldur, bir mihenk…
    ferdden, aileden cemaate, millete, devlete kadar nüfuz eden bir medeniyetin birincil esasıdır.
    kur’an medeniyeti hakka dayanır, fasid medeniyet ise kuvvete…
    usulünü bildikten sonra haktan, hakkı savunmaktan çıkmaz fesad…
    asıl fesad ve fitne ise -bilinçli- hakkı susturmaktır…
    haksızlığa karşı -bilinçsiz- suskunluktur…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir