Son Yazılar

Dokuzuncu Söz’de namazın rükünlerinin mana ve hakikatleri-3: secde

Dokuzuncu Söz’de namazın rükünlerinin mana ve hakikatleri-3: secde

NAMAZIN KIYAM ve rükûdan sonraki rüknü secdedir. Dokuzuncu Söz’ün Beşinci Nükte’sinde secdenin hakikati de öğleden yatsıya ilerleyen her vakitte daha tafsilli tarzda detaylandırılarak tarif edilmiştir. Öğle vaktinde secdenin mana ve hakikati şu ifadelerle nazar-ı dikkate sunulmuştur: Kemal-i bîzevaline ve cemal-i bîmisaline karşı secde edip hayret 

Dokuzuncu Söz’de namazın rükünlerinin mana ve hakikatleri-2: rükû

Dokuzuncu Söz’de namazın rükünlerinin mana ve hakikatleri-2: rükû

BİR ÇEKİRDEKTEN meyve veren ağaca kadar mertebeler olduğu gibi namazın da inkişaf ve tenevvür dereceleri vardır. Bir çekirdek kendi ağacının programını icmalen içerir ancak meyveli ağacın tafsilli hakikatine mazhar değildir.[1] Peygamber Efendimiz aleyhissalatü vesselamın namazından bir velinin namazına ve tâ günahkar bir mümin namazına kadar 

Dokuzuncu Söz’de namazın rükünlerinin mana ve hakikatleri-1: kıyam

Dokuzuncu Söz’de namazın rükünlerinin mana ve hakikatleri-1: kıyam

DOKUZUNCU SÖZ beş nüktesiyle namazın hakikatinin birçok yönden izah edildiği bir eserdir. Birinci Nükte’de Sübhanallah, Allahüekber ve Elhamdülillah kelimelerinin namazın çekirdekleri olması sırrı açıklanmıştır. İkinci Nükte’de bu üç manevi çekirdeğin manasının inkişaf ederek ibadetin (ve namazın) külli hakikatlerine dönüştüğü beyan edilmiştir. Üçüncü Nükte’de veciz olarak 

İman, hayat ve şeriat perspektiflerinden hürriyete yeni bir bakış denemesi

İman, hayat ve şeriat perspektiflerinden hürriyete yeni bir bakış denemesi

“İMAN”, “HAYAT” ve “ŞERİAT” kavramları yan yana olunca Risale-i Nur okuyucusunun ilk aklına Mehdi’nin (ra) üç büyük vazifesi gelir.[1] Bu çerçeve önemli olmakla birlikte bu yazıda daha genel bir perspektiften meseleye yaklaşarak insanın üç ana muhatabiyetini iman, hayat ve şeriat kavramları bağlamında ele almayı ve 

Veciz bir varlık tasavvuru: Hoca Tahsin Efendi’nin meşhur şiiri

Veciz bir varlık tasavvuru: Hoca Tahsin Efendi’nin meşhur şiiri

Muhakemat’ı tefekkür ederken eserin bütünlüğü içinde üzerinde düşündüğüm Hoca Tahsin’in dört mısralık şiiri aynı dönemde gerçekleştirdiğimiz “Yirmi Dördüncü Mektub” müzakeresinde de karşıma çıkınca daha bir ilgimi çekti. Kısa bir süre sonra bir namaz dersinde “Yedinci Şua”da da aynı şiirle karşılaştığımda Hoca Tahsin’e yönelik merakım biraz 

Ayasofya: tevhid mühürlü antika bir yâdigâr

Ayasofya: tevhid mühürlü antika bir yâdigâr

AYASOFYA HEM SANAT ve mimari açısından maddi anlamda hem de tarihi bir mabed olması yönüyle manevi anlamda çok büyük kıymet kazanmış antika bir eserdir. Bediüzzaman Said Nursi’nin dünyasında da Ayasofya’nın çok özel bir yeri olduğunu eserlerini incelediğimizde anlıyoruz. Bediüzzaman Ayasofya’ya eserlerinde genel anlamda iki açıdan